Yeni Doğan Bebeğin İlk 28 Günü

Yenidoğan dönemi hastalıklar ve ölüm riski açısından çok önemli olduğu için dikkat edilmesi gereken çok önemli detaylar vardır.

BEBEK

Bu Makalede:

Yenidoğan dönemi yaşamın ilk 28 gününü kapsar. Sağlıklı doğan bir bebeğin ağırlığı ortalama 3300 gr, boyu 50 cm civarındadır. Bu dönem hastalıklar ve ölüm riski açısından çok önemli olduğu için ayrıca dikkat edilmesi gereken bir dönemdir. Yenidoğanda sık görülen davranışlar ve değişiklikler hakkında Uz. Dr. Memnune Aladağ bilgi verdi.

Hapşırma

Yeni doğan bebekler ilk günlerden itibaren çok hapşırırlar. Bu durum sanılanın aksine üşümeden değil, bebeğin burun ödemi ya da ortamdaki toz taneciklerinden kaynaklanır. Sık sık hapşıran bebeğin bulunduğu odayı aşırı ısıtmak, bulunduğu odayı havalandırmamak kat kat giydirmek doğru değildir. Hapşırma bir süre sonra kendiliğinden geçecektir.

Ellerin ve ayakların soğuk olması

Yeni doğan bebeklerin elleri ve ayakları soğuk olur. Üşüyüp üşümediğini anlamak için boyun ve yanak kısmına dokunmak ya da vücut ısısını ölçmek gerekir. Olması gereken ideal vücut sıcaklığı 36.5-37.5 derecedir. 36.5 derecenin altında ise ısıtılmalı, 37.5 derecenin üstünde ise kıyafetleri azaltılmalı, ortam ısısı düşürülmelidir. Buna rağmen ateş 37.5 derece ve üzeri olursa bebek yakından takip edilmeli, 38 derece ve üzeri olması durumunda hemen doktora gidilmelidir.

Hıçkırık

Hıçkırık, bebeklerde genellikle beslenme sonrasında gözlenen yaklaşık 5-10 dakika sürebilen bir reflekstir. Hıçkırık refleksi midenin gazla ya da sütle gerilerek diyaframa bası yapması sonrası aktive olur. Eğer bebek emzirme sırasında hıçkırmaya başlamışsa emzirmeye ara verilip bebeğin pozisyonu değiştirilmeli, emzirmeden sonra ortaya çıkmışsa gazı çıkarılmalı ve uzun sürerse tekrar emzirilmelidir.

Morarma

Yenidoğan bebeklerin cildi pembedir. Bazen ellerde ve ayaklarda “siyanoz” adı verilen hafif morarma olabilir. Bu durum, ilk 48 saat için normaldir ancak ellerde ve ayaklarda 2 günden daha uzun devam eden morarma varsa, bebek emmiyor, çok uyuyor, kollarda bacaklarda, dudaklarda morarma oluyorsa mutlaka hemen doktora başvurulmalıdır.

Kızarıklıklar

Yeni doğan bebeklerin vücudunda ilk bir hafta içinde büyüklüğü 0.5-1 cm boyutunda toksik eritem denilen kızarıklıklar görülebilir. Bu kızarıklıkların bazılarının ortasında sivilce görüntüsü olabilir. Bunlar patolojik olmayan, bir hafta içinde kendiliğinden kaybolan döküntülerdir. Herhangi bir tedaviye gerek yoktur.

Mongol lekeleri

Bebeğin sıklıkla kalça ve sırt bölgesinde görülen değişik büyüklükte mavi-gri alanlardır. 1 yaşında kendiliğinden kaybolurlar.

Hemanjiomlar

Yeni doğan bebeklerde özellikle üst göz kapaklarında, ensede ve burun kökünde kılcal damar yumağından oluşan kızarıklıklardır. Bebek 2-3 aylık olunca solmaya başlar ve 1 yaşında kaybolurlar.

Yenidoğan akneleri

Bebeklerin yanaklarında ve çenelerinde görülen sivilcelerdir. Anneden geçen hormonların etkisi ile özellikle erkek çocuklarda olabilir. Tedaviye gerek kalmadan 2-3 ayda düzelir. Bu döküntüler normaldir ve zamanla kendiliğinden düzelir. Ancak diğer patolojik döküntülerden ayırt edilemeyeceği için bebeğin doktoruna gösterilmelidir.

Düzensiz solunum

Bebekler çocuklara ve yetişkinlere göre çok daha hızlı nefes alıp verirler. Yeni doğan bebeğin solunum sayısı dakikada 40-60 arasındadır. Bebeklerde periyodik solunum adı verilen kısa süreli yaklaşık 5-10 saniye nefesini tutma, ardından hızlı hızlı nefes alıp vermeden oluşan solunum paterni görülebilir. Ancak sürekli, sık sık ve zorlanarak nefes alıp vermeye, inleme, morarma, ateş ve emmede azalma gibi durumlar eşlik ederse hemen doktora başvurulmalıdır.

Çene, kollar ve bacaklarda titreme

Yeni doğan bebekler anne karnından ayrıldıkları ilk günlerde soyulup giydirilirken, altı değiştirilirken, aniden hareket ettirildiğinde, ani ses duyduğunda çene titremesi, irkilme, kollarda bacaklarda 2-3 atımdan oluşan kasılmalar görülebilir. Ancak bu kasılmaların nöbet olmadığından emin olmak gerekir. Bunun için böyle durumlarda video çekilip, doktora danışmakta fayda vardır. Bu kasılmalar sırasında kolu ya da bacağı tutulduğunda duruyorsa nöbet olma ihtimali düşüktür.

Kusma-öksürme

Gastroözefageal reflü yani mideden yemek borusuna mide içeriğinin geri gelmesi bebeklerde sıkça yaşanır. Özellikle beslenme sonrası hemen yatırılırsa ağız kenarından sızma şeklinde az miktarda kusma olabilir ya da gazı çıkarılırken bir miktar süt çıkarabilir. Ancak her beslenmeden sonra bol miktarda ya da fışkırarak ağızdan ve burundan kusuyorsa, kusması arka arkaya 3-4 kez olmuş ve beslenmesi bozulmuşsa, bebekte huzursuzluk varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Reflüye bağlı kusmaları olan bir bebeğin her beslenmeden sonra gazı çıkarılmalı, beslendikten sonra hemen yatırılmayıp 5-10 dakika dik tutulmalıdır. Kusmalar sonrası çok nadir günde 1-2 kez olmak üzere öksürük duyulabilir. Öksürük devam ederse muayenesi yapılarak öksürüğün nedeni belirlenmelidir.

Burun tıkanıklığı

Doğumdan sonraki ilk günlerde burun tıkanıklığı sık karşılaşılan durumlardan birdir. Burundaki ödeme veya salgılara bağlı olarak daralan burun kanalından bebek her nefes aldığında ya da ağlama sırasında tıkanıklık sesi duyulabilir. Bu durumda burun 3-5 ml serum fizyolojik ile yıkanmalıdır. Buna rağmen nefes almakta zorlanan, emerken moraran ya da emerken burundan nefes alamama nedeni ile ağızdan nefes almak zorunda kalan bebek mutlaka bir çocuk doktoru tarafından değerlendirilmelidir. Serum fizyolojik ile düzenli olarak yıkanması durumunda tıkanıklık 1-2 hafta içinde azalarak kaybolacaktır.

Ağlama

Bütün bebekler günde ortalama 2 saat ağlar. Açlık, uykusuzluk, fiziksel ağrı, altının ıslak olması, üstünün değiştirilmesi, çok soğuk veya sıcak olması, kucaklanma isteği ve kolik ağlama sebeplerindendir. Kucaklama, emzirme, emzik verme, ninni veya hafif bir müzik dinletme, gezdirme, yumuşak hareketlerle sallama, sırtını veya karnını ovma denenmeli, başarısız olunursa kısa bir süre için aile büyüklerinden yardım istenmelidir. Çok ağlayan huzursuz bebeğin mutlaka diğer ağlama nedenlerinin dışlanması açısından çocuk doktoru tarafından değerlendirilmesi gereklidir.

Kolik

Yaşamın ilk üç ayında, haftada en az üç gün, üç saati aşan ağlama nöbetlerine kolik denir. Anne sütü alanlarda daha az olmakla birlikte bebeklerin yüzde 15-30’unda görülür. Genellikle doğumdan 2-3 hafta sonra başlar ve 40-50 gün sürebilir. Kolik, 3.-4. ayda kendiliğinden düzelir. Bebekler kolik nöbeti esnasında kızarır, alnı kırışır, yumruklarını sıkar, ayaklar karnına doğru çekilir ve tiz-delici çığlık atarlar. Genellikle öğleden sonra veya akşam saatlerinde ağlarlar. Geçici rahatlama sağlayan uygulamalar şu şekildedir:

• Araba ile gezmeye çıkarmak
• Yumuşak masajlar
• Kucakta sarmalayarak taşımak
• Saç kurutma makinesi, elektrikli süpürge sesi, su sesi, ortam değişikliği
• Ninni söylemek
• Banyo yaptırmak

Sebebi tam olarak bilinmeyen kolik, bebeğin büyümesi ve gelişimi ile kendiliğinden düzelir. Annenin babanın sakinleşmesi, bebeği rahatlatacak uygulamaları anlamaları en uygun tedavidir.

EN ÇOK OKUNANLAR