Probiyotikler Çocuklarda Aşırı Kilo Alımını Engelliyor

Uz. Dr. Mustafa Ertuğrul, çocuklarda probiyotik-prebiyotik kullanımı hakkında bilgi verdi. 

ANNELERE ÖNERİLER

Çocukların sağlıklı gelişiminde takviye gıdalar arasında büyük rolü probiyotikler ve prebiyotikler üstleniyor. Bağırsaktaki yararlı bakterilerin sayısını arttırıp, zararlı bakterileri azaltan bu takviye gıdalar, bağırsağın doğal dengesinin korunmasına ve yenilenmesine yardımcı oluyor. Anti-mikrobiyal bileşik üretiminin artması sonucu haliyle bağışıklık sistemi de güçleniyor.

Bu hastalıklar için probiyotik öneriliyor

Probiyotikler başlıca laktobasiller, bifidobakterler, streptokoklardan oluşur. Prebiyotik ise endojen probiyotik bakterilerin aktivite ve/veya uygun gelişimini seçici olarak uyaran sindirilemeyen gıda içerir. Sinirim sisteminden emilmeden bağırsaklara ulaşan lif yapısındaki prebiyotikler burada probiyotiklerin yapımında ve etkinleştirilmesinde rol alır. Çocuklarda özellikle bazı hastalıkların tedavisinde probiyotik-prebiyotik takviyesinden yararlanılıyor:

  • Akut ishaller
  • Antibiyotik ilişkili ishaller
  • Seyahat ishalleri
  • Gastrit
  • Ülseratif kolit ve diğer kolit türleri
  • İnfantil kolik
  • Alerjik dermatit
  • Egzama ve atopinin önlenmesinde
  • Obezitede yağ kitlesi ve vücut kitle indeksinde azalma sağlar.
  • Küçük çocuklarda probiyotikler aşırı kilo alımını engelleyebilir.
  • Laktobasillerin ayrıca insülin duyarlılığına olumlu etkileri vardır.
  • Kabızlıkta çalışmalar sınırlı olmakla birlikte tedavi yanında destekleyici olarak kullanılabilir.

Probiyotiğin doğal kaynakları; “yoğurt – kefir”

Probiyotik içeren doğal besinlerin başında yoğurt ve kefir gelir. En bilinen probiyotik kaynaklarıdır. İçerdikleri probiyotik mikroorganizmalar ile sindirim sistemini zararlı bakterilere karşı korur. Bunların yanında yine diğer bir süt ürünü olan peynirde de bağışıklık sistemini güçlendiren mikroorganizmalar vardır. Lahana ve salatalık gibi turşularda sindirim sistemi için yararlı bakteriler yer alır. Keçi sütü, bitter çikolata, ayran, nar ekşisi, sirke, şalgam, boza, pastörize edilmemiş zeytin ve mikro yosunlar da probiyotik açısından zengindir.

Prebiyotiğin doğal kaynakları; “sarımsak – soğan”

Prebiyotikten zengin gıdalar ise sebzeler, sarımsak, soğan, pırasa, pancar, yer elması, rezene kökü, bezelye ve lahanadır. Sebzelerin prebiyotik miktarları çiğ olduklarında pişmiş hallerine göre neredeyse iki katı daha fazladır. Bunun yanında bakliyat olarak nohut, mercimek, barbunya, kuru fasulye ve soya fasulyesi sayılabilir. Meyve olarak elma, muz, şeftali, hurma, karpuz, greyfurt, nar ve kurutulmuş meyveler prebiyotikten zengindir. Ayrıca tahıl olarak tam buğday, arpa, çavdar, buğday kepeği, yulaf ve kuru yemişler prebiyotik içerir.

Probiyotikler ve prebiyotikler bir arada kullanılabiliyor

Vücuttaki biyo yararlılıklarını arttırmak için, probiyotiklerin ve prebiyotiklerin bir arada kullanılmasına sinbiyotikler denmektedir. Vücutta oluşan enfeksiyonlar sonucu etkilenen bağışıklık sistemi ile kişinin hastalıklara olan yatkınlığını artar. Antibiyotik kullanımının, vücuttaki mikroorganizma dengesini bozduğu ise bilinen bir gerçektir. Sinbiyotikler bağırsak florasındaki dengeyi sağlayarak sağlığı korumaktadırlar. Eğer çocuğunuzun sağlığı yerindeyse ve genelde sebze ağırlıklı besleniyorsa, probiyotik kullanmanıza da gerek yok demektir. Çünkü sebze, meyve ve baklagillerden oluşan zengin bir beslenme tarzı, bağırsak florasının doğal dengesini korumasını sağlar.

EN ÇOK OKUNANLAR