Bebeğin Hayat Suyu: Amnion Sıvısı

Hamilelikte bebeğin anne karnındayken, içinde bulunduğu kese amniotik kese, kesenin içinde, çevresini saran sıvı da amnion sıvısıdır.

HAMİLELİK

Hamilelikte bebeğin anne karnındayken, içinde bulunduğu kese amniotik kese, kesenin içinde, çevresini saran sıvı da amnion sıvısıdır. Bu sıvı bebeğin büyüme ve gelişmesi için hayati öneme sahiptir. Amnion sıvısının kaynağı temel olarak bebeğinizin akciğerleri ve böbrekleridir. Bebek bu sıvıyı yutar ve plasenta yardımıyla içeriği sizin dolaşımınıza geçer. Öte yandan bebeğinizin çıkardığı idrar amniyon sıvısının önemli bir kaynağıdır.

Amnion sıvı miktarları kişiden kişiye farklılıklar gösterebilmekte ve patolojik durumlarda miktarları çok değişebilmektedir. Amnion sıvısı miktarı sabit bir sıvı değildir, düzenli olarak emilir ve yeniden yapılır. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nil Uğurlu bebek için hayati önem taşıyan amniyon sıvısı hakkında önemli bilgiler verdi.

Görevleri nelerdir?

  • Bebeği mekanik travmalardan, dış etkenlerden koruyan bir yastık gibi görev yapar.
  • Bakteriostatik özellikleri sayesinde bebeğin etrafında steril bir çevre oluşturur, enfeksiyonlardan korur.
  • Amnion sıvısı bebeğin rahat hareket etmesi için alan oluşturarak, akciğer ve kas-iskelet sisteminin gelişimine yardımcı olur.
  • Amnion sıvısına dökülen fetal hücreler ve moleküllerin incelenmesi suretiyle de bazı hastalıkların tanısı veya bebeğe ait bazı tanısal testlerin yapılabilmesi mümkündür.
  • Bebek çevresinde sabit bir ısı ortamı oluşturur.
  • Bebeğin sindirim sisteminin gelişmesine yardımcı olur, çünkü bebek bu sıvıyı yutmaktadır.

Polihidramnios

Amnion mainin normalden fazla olması durumuna “polihidramnios” denir. Tüm gebeliklerin % 0.4-.3.3 ünde izlenir. % 2.6 da çoğul gebeliklere bağlı olarak gelişir.

Nedenleri:

1 –İdiopatik (nedeni bilinmeyen), – % 65
2- Gestasyonel diabet (gebelikte ortaya çıkan şeker hastalığı), – % 27.7
3- Fetal anomali – % 4.3 Fetusun yutmasını engelleyen sindirim sistemi hastalıkları (yemek borusu, bağırsak tıkanıklıları, diyaframın fıtıklaşması, karın ön duvarı anomalileri vb.), Santral sinir sistemi anomalileri, yutmayı engelleyecek yüz anomalileri, Kas-iskelet sistemine ait anomaliler, Kalp yetmezliği ile gidebilecek kalp anomalileri, Solunum Sistemi problemleri, özellikle büyüme geriliği de eşlik ediyorsa kromozom anomalileri, Üriner sistem anomalileri
4 – İkizden ikize transfüzyon sendromları
5 – Kan uyuşmazlığı ile giden sistemik hastalık Komplikasyonlar: İdiyopatik olanların gidişatı oldukça iyidir. İleri düzeyde değildir, genelde polihidramnios hafif dercededir ve sıvı miktarı sabit seyreder, bu gebeliklerde iri bebek daha fazla görüldüğü için sezaryen oranları artmıştır. Fakat ani gelişen ve ciddi polihidramnioslarda erken doğum ve suların erken gelmesi riskleri artmaktadır. Ani su gelmesiyle bebeğin eşinin erken ayrılması olabilmektedir.

Tedavi:

Anne ve bebeğin sağlıklı olduğu hafif düzeyde polihidramniosta tedaviye gerek yoktur. Tedavide, diabet hastalarında kan şekeri kontrolü sağlandıkça amnion sıvısı da normal miktarına dönecektir. Kalp ritim bozukluğuna bağlı gelişen polihidramnista ritim bozukluğunu düzeltici ilaçlarla tedavi sağlanabilir. Ciddi polihidramnioslarda ve hastanın solunum sıkıntısı, hareket kısıtlılığı gibi hallerde, rahmin aşırı gerilmesine bağlı rahim kasılmalarını ve dolayısıyla erken doğum riskini azaltmak için karından sıvı çekme işlemi gerçekleştirilebilmektedir. Fetal böbrek ve akciğerlerden sıvı üretimini azaltan ilaçlar verilebilmekte ve oldukça etkili şekilde amnion sıvı miktarını azaltabilmektedir. ( bazı yan etkileri de mevcuttur). Polihidramniosa gelişme geriliği veya fetal anomali eşlik ediyorsa veya ciddi boyuttaysa karyotip analizi için amniosentez da yapmak gerekir.

Oligohidramnios

Amnion sıvısının patolojik olarak az olduğu durumlara ? oligohidramnios ? denmektedir. Tüm gebeliklerin % 0.5-5.5 inde gözlenir. % 20 sinde fetal anomali, izlenmektedir. % 30-40 ında fetal gelişme geriliği mevcuttur.

Nedenleri:

1- Fetal anomaliler – Genital ve üriner sistem anomalileri (çift tarafli böbrek yokluğu, mesane çıkımı tıkanıklığı, çift tarafli böbreğin kistik hastalıkları vb.)
2- 42 hafta üzeri gebelikler
3- Membranların yırtılması ve suların gelmesi
4- Gelişme geriliği
5- Maternal hastalıklarla seyreden oligihidramnioslar ise, gebelikte tansiyon yüksekliği ile giden durumlar, diabet, otoimmun hastalıklar
6- Annenin bazı özel ilaç kullanımları

Komplikasyonlar:

  • Erken gelişen ve uzun süreli oligohidramnioslarda akciğer gelişimi engellenmekte, göğüs kafesi normalden dar olmaktadır, bu durum bebeğin kaybına yol açabilmektedir.
  • El ve ayaklarda sıkışmaya bağlı bazı deformiteler görülebilmektedir…
  • 42. gebelik haftası geçen hastalrda hızlı ilerleyen oligihidramniosta bebeğin ölüm riski artmaktadır.
  • Doğum esnasında kordon basısı nedeniyle fetusta oksijen eksikliği gelişebilmekte ve sezaryen oranları artmaktadır.
  • Gelişme geriliği olan ve oligihidramniosu olan hastalarda, fetal anomali olabilmektedir. Bu durumda fetusta kromozomal bozukluklara rastlanabilmektedir.

Tedavi:

  • Erken dönmede gelişen (25 hafta altında) oliigihidramnioslarda akciğer gelişimi olamayacağı için yaşam şansı çok çok azdır
  • Giderek ciddileşen oligohidramnioslar da gebelik sorunları iyi değildir.
  • Eğer çift taraflı böbrek yokluğu varsa sonuçlar kötüdür.
  • Oligohidramnios tedavisi altta yatan nedene bağlıdır. Eğer mesane çıkım tıkanıklığına bağlıysa anne karnında bazı girişimler yapılabilmektedir. (mesane ve amnion sıvısı arasına shunt yerleştirmek gibi)
  • Gelişme geriliği olan fetuslarda erken doğum düşünülebilir.
  • Günü geçmiş gebeliklerde de doğum önerilir.
  • Maternel sıvı yüklenmesi nadiren yardımcıdır.
  • Amnioinfüzyon denenebilir. (anne karnına sıvı verilmesi)

Hangi durumlarda amniyosenteze ihtiyaç duyulur?

Amniosentez tanı ve tedavi amacıyla anne karnından sıvı alma işlemidir. En bilinen endikasonu prenatal tanıdır.

  • Tarama testi pozitif hastalar,
  • Ultrasonda şüpheli bulgular izlenen hastalar,
  • Önceki gebeliklerinde kromozom anomalisi olan fetus hikayesi olanlar,
  • Anne ya da babada bazı kromozomal bozuklukların varlığı fetusun kromozomlarını bakmamızı gerektirebilecek durumlardır.

Prenatal tanıda, sitogenetik analiz yanı sıra; fetusa ait bazı hastalıkların tanısında, amnion maiden bakılan bazı biyokimyasal belirteçler ve DNA çalışmaları sayesinde, bu hastalıklara neden olan moleküler anormallikler de tespit edilebilmektedir. Örneğin, talassemi, erişkin tipte polikistik böbrek hastalığı, kistik fibrosis, frajil X Sendromu, bazı kas hastalıkları, hemofili A, Marfan hastalığı gibi ayrıca, klinik ve laboratuar olarak fetal enfeksiyonundan şüphelendiğimizde enfeksiyonu tespit etmek için sıvı alınabilir.

Fetusun hemolitik hastalıklarında yine takipte seriel amnisentezler yapmak gerekebilir. Amnisentez yaparak bakılan bazı biyokimyasal moleküller sayesinde de fetusun akciğerlerinin gelişip gelişmediği anlaşılabilir. Fetusun akciğerlerinden amnion sıvısına karışan sıvı sayesinde, bu sıvnın incelenmesiyle, fetal akciğerlerin olgunlaştığını ve doğum sonrası bebeğin akciğerlerinden soluk alıp vermesini sağlayan yapıların oluştuğunu anlamamız ve bu sayede riskli gebeliklerde, erken doğum yaptırmamız gerektiğinde, doğum zamanlamasını tayin etmemize yardımcıdır.

EN ÇOK OKUNANLAR