Fazla TV İzleyen Çocuk Kendi Kendine Konuşuyor

Çocuklar yeni öğrendikleri bilgileri tekrar etmeyi severler. Bu tekrarlardan usanmaz ve zevk alırlar. Yeni öğrendiği sesler, kelimeler, öksürme-hapşırma taklitleri iyice öğrenilene kadar sürer.

ANNELERE ÖNERİLER

Bu Makalede:

Kendi kendine konuşan birini görünce yadırgar, endişeleniriz. Çocuklarda çok daha sık görülen bu durum konuşmayı yeni öğrenme, uzun süre televizyon karşısında kalma, hayali arkadaş gibi basit nedenlerden kaynaklanabileceği gibi ciddi ruhsal hastalıkların da habercisi olabilir. Uz. Dr. Leyla Alkaş Çocuklarda kendi kendine konuşma hakkında bilgi verdi.

Yeni konuşmayı öğrenen çocuklarda sıklıkla görülür

Çocuklar yeni öğrendikleri bilgileri tekrar etmeyi severler. Bu tekrarlardan usanmaz ve zevk alırlar. Yeni öğrendiği sesler, kelimeler, öksürme-hapşırma taklitleri iyice öğrenilene kadar sürer. Yeni konuşmayı öğrenirken aynı sesi birçok durum için hep kullanabilirler. Ailesinin tepki vermesi ve onaylaması hoşuna gider, mutlu olur. Otistik eğilimli çocuklar ise takıntılı bir şekilde hep aynı soruyu, kelimeyi usanmadan günlerce tekrarlar. Cevaplar ve tepkiler, tekrarı durdurmaz. Bu durum karşılıklı konuşmayı da engeller ve konuşmayı geciktirir.

Kendi kendine konuşma 5-6yaşına kadar sürebilir

18. aydan itibaren çocuklarda taklit oyunları başlar. Oyuncak bebeğini uyutur, emzirir, yıkar; bu sırada da bir anne edasıyla konuşur. Büyüdükçe bu hayali oyunların süresi, senaryoları ve konuları derinleşip, renklenir. Sanki karşısında birisi varmış gibi konuşur. Bebeği düşerse, gerçek bir anne gibi feryat edebilir; hareketlerini ve konuşmalarını anlamak zordur. Çocuk büyüdükçe büyük bir hayal kırıklığı ile kendi düşüncelerinin tek kişilik olduğunu anlar. O zaman sağlıklı çocukta karşılıklı evcilik oyunu, rol yaparak oynama başlar. Karşılıklı oynamayıp, tüm rolleri kendi oynama hali bazen 5 yaşına kadar uzayabilir. Büyüdükçe izlendiklerinde utanıp seslerini alçaltırlar veya izleyen kişiye oyunuyla ilgili açıklama yaparlar.

Oyun dışında gelişen kendi kendine konuşmayı önemseyin

Hayali arkadaş, yalnız ve arkadaşsız büyüyen hayal gücü kuvvetli çocuklarda görülür. Bazen gerçek olduğunu zannettiği oyuncağıyla bazen de ürettiği hayali bir kişiyle konuşur. Ayrı bir dünyası vardır ve bu dünyada kendisinin bir kişi ya da hayvan olduğunu söyleyip ona göre konuşur. Ailesiyle yemek yerken, sevdiği bir geziye giderken, arkadaşlarıyla parkta oynarken bu hayali dünya sürüyorsa bu durumun ciddiye alınması önemlidir. Yaşla beraber, okul ortamıyla genellikle kendiliğinden geçer. Giderek içe kapanmaya, şiddetle reddetmeye, sosyal ortamlardan kaçınmaya neden olursa ruhsal sorunlar araştırılmalıdır.

Televizyon karşısında fazla vakit geçiren çocuklarda sık görülüyor

Sağlıklı çocuklarda kendi kendine konuşma gelip geçicidir. Bu durumdaki çocuk, hızlıca hayali dünyadan çıkıp, içinde bulunduğu zamana rahat uyum sağlayabilir. Bir ölüm, ciddi yalnızlık, ihmal, yoğun duygusal örselenme, korku, yaşına uygun olmayan uyaranlar, istismar ve aşırı televizyon izleyen çocuklarda kendi kendine konuşma uzun sürebilir. Genelde çocuk bu durumdan rahatsız olmaz. Biri ona “ne yapıyorsun” dediğinde umursamaz ve içinde bulunduğu tabloyu garipsemez. Görsel hafızası kuvvetli ve erken yaşta aşırı televizyon, video izleyen çocuklar okuldayken ya da dışardayken akıllarından bu programları geçirip gülme, konuşma, koşma, korkma gibi sahneye göre davranışlar gösterebilirler. Öğretmenin, çevresindekilerin, arkadaşlarının şaşkın ve tuhaf karşılayan bakışlarından etkilenmeyip, devam eden bu çocukları da değerlendirmek gerekmektedir.

Ergenlikte kendi kendine konuşma ciddi sorunları işaret eder

Ergenlik döneminde artık gerçeklerle ilgili bağlar güçlenmiş; düşünme, hayal etme ve anladığı kavramlar yerine oturmuştur. Bir gencin kendi kendine konuşması daha ciddi olarak değerlendirmeyi hak eder. Özellikle bu konuşma gencin tartışmasına, korkmasına veya yapmaması gereken davranışları yapmak zorunda kalmasına neden oluyorsa bir “işitsel halüsinasyon” olabilir. Bu sesler genelde kendisine kötü söz söyleyen, yanlış hareketler yapmasını isteyen seslerdir. Ergen depresyonu, duygu durum hastalıklarında ve şizofreni tiplerinde yaygındır.

Hafızası güçlü ve içe kapanık gençlere dikkat!

Travmatik ve korkutucu yaşantılar, istismar, taciz sonrası gelişen “disosiyasyon” adı verilen ruhsal durumlarda; aynaya bakıp konuşma, kendi kendine başka bir ses tonuyla konuşma görülebilir. Bazen de üzücü bir olay ve cevap veremediği durumları gençler tekrar tekrar yaşıyormuş gibi konuşabilir. Gündüz düşü denilen hayale dalmalara aşırı kapılırsa da yüksek sesle konuşup, kahkaha atabilirler. Hafızası güçlü, içe kapanık ve çok tekrarlayıcı televizyon programlarını izleyen gençler, kendi kendilerine, geçmiş bir repliği düşünüp, gülüp, sesli konuşabilirler.

Uzman yardımı almaktan çekinmeyin

Aklı eren bir insanın sık sık kendi kendine konuştuğu, çocuğun kendini hayal dünyasından alamadığı durumlarda, karşılıklı anlayarak diyalog kuramayan gençlerde, ortamda arkadaşı olmasına rağmen yalnız, hayal dünyasında olmayı tercih eden çocuklarda psikiyatrik değerlendirme gerekmektedir. Kendi kendine düzelmesi beklenmemeli ve bir uzmandan yardım alınmalıdır.

EN ÇOK OKUNANLAR