Diyabetli Çocukların Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?

Bebek-Çocuk Beslenme Uzmanı Uz. Dyt. Eftal Geçgil, diyabetli çocuklarda beslenme ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.

ANNELERE ÖNERİLER

Çocukluk çağı diyabeti olarak da bilinen Tip 1 diyabet, vücutta insülin hormonunun eksikliği ya da tükenmesi sonucu ortaya çıkan bir bozukluktur. İnsülin hormonu, pankreas bezinin beta hücrelerinden salgılanır. Beta hücrelerinin çoğunlukla hasara uğraması sonucu, insülin hormonu salgılanamaz. Bunun sonucunda diyabetli çocuklar yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek için günde 4 ya da daha fazla insülin enjeksiyonu olmaları, düzenli ve sağlıklı beslenmeleri gerekir.

Tip 2 diyabette ise, insülin normal ya da normalden fazla miktarda üretilmesine karşın, insüline karşı hücrelerde direnç olduğundan vücuda şekeri kullanması için gerektiği kadar yardım edemez. İnsülin görevini yapamadığı için hap ya da insülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyulur. Tip 2 diyabetli kişiler uzun yıllar boyunca diyabet bulgularını göstermeden kan şekeri yüksekliği yaşayabilirler. Uzun yıllar sonra pankreasın fonksiyonları azalıp yeterli insülin üretemediği durumda diyabet bulguları ortaya çıkar. Tip 2 diyabet genellikle erişkinlerde görülmesine rağmen, çocukluk çağında obezitedeki artışla birlikte çocuklarda da görülmeye başlanmıştır. Tip 2 diyabet en fazla ergenlik döneminde görülürse de daha erken yaşlarda da ortaya çıkabilir.

Tip 1 veya Tip 2 diyabetli çocukların beslenmesi, tamamen sağlıklı beslenme ilkelerine dayanır. Beslenme planı kısıtlayıcı bir diyet değil, aslında diyabeti olmayan bireylerin de uyması gereken sağlıklı ve dengeli bir beslenme tarzıdır. Ancak çoğunlukla, çocuklar diyabet öncesinde sağlıklı beslenmek yerine karın doyurmak amacı ile beslendikleri için, diyabet tanısı konulduktan sonra zorluk çekebilirler.

Diyabetik beslenme planında çocuğa verilen günlük toplam kalori miktarı aynı yaştaki diyabeti olmayan bir çocuğun alması gereken miktar kadardır. Beslenme yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite, besin tercihi, kültürel farklılıklar, aile gelenekleri, etnik köken, okul yaşamı, psiko-sosyal gereksinimler gibi pek çok faktör dikkate alınarak, bir beslenme uzmanı tarafından çocuğa özgü düzenlenir.

Günlük öğün sayısı

Bir yandan yeterli ve dengeli beslenebilmek, diğer yandan kan şekerini dengede tutabilmek için öğünlerin düzenli olması ve atlanmaması gerekir. Besinlerin zamanında ve önerilen miktarlarda yenilmesi hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) ve hiperglisemiyi (kan şekeri yüksekliği) önler. Uzun aralıklarla düzensiz yemek yenmesi hipoglisemiye ve hiperglisemiye yol açar. Öğün sayısı diyabetin tipine, alınan medikal tedaviye (insülin tipine), fiziksel aktivite düzeyine, o andaki kan şekeri düzeyine ve her şeyden önemlisi yaşam koşullarına bağlı olarak değişir.

Tip 2 diyabetlilerin ana ve ara öğünler dahil olmak üzere 4-6 öğünde beslenmeleri ve düzenli olarak aynı saatlerde öğün yapmaları önerilir. Bir gün içinde yenilmesi gereken yiyecekleri gün boyunca yayarak sık ve az yemek yeme, alınan öğünden sonra kan şekerinin daha az yükselmesini sağlar. Öğünlerde yenilen yiyeceklerin porsiyon ölçüsünü azaltarak, küçük öğünler halinde yenilmesi fazla enerji alınmasını önler ve açlığı kontrol altına alır. Böylece hem kan şekeri kontrolü sağlanır hem de kilo alımı önlenir.

Diyabetli çocuklar için ara öğün önerileri

Ara öğünde tüketilmesi önerilen standart bir besin veya yemek listesi yoktur. Çocuk ve ergenlerin beslenme alışkanlıkları değerlendirildikten sonra, hem ana öğün hem de ara öğün planı yapılmalı ve öneriler uygulanabilir olmalıdır. Ara öğün denildiğinde akla abur-cuburlar, yağlı ve şekerli yiyecekler gelmemelidir. Bu tür besinleri tüketmek, hem kan şekerinin aşırı yükselmesine hem de vücut ağırlığında artışa neden olacaktır. Ara öğünlerde kek, bisküvi, çikolata ve gazlı içecekler yerine taze sebze-meyveler, küçük sandviçler, galeta, grisini ile süt, yoğurt, ayran gibi besinlerden seçilebilir.

Tuz tüketimi

Sağlıklı beslenmede, şeker gibi dikkatli tüketilmesi gereken besin ögelerinden birisi sodyumdur. Sodyum, sodyum klorür (NaCl) şeklinde sofra tuzunun içinde bulunur. Fazla tüketildiğinde, yüksek tansiyon hastalığına yol açar. Diyabetli olsun ya da olmasın tüm çocukların, yemeklerin tadına bakmadan tuzluğu ellerine almamaları, tuzluğu masadan uzak tutmaları, tuzdan zengin besinleri (peynir, zeytin, turşu, salça, salamura, cips vb ) dikkatli tüketmeleri önemlidir.

Diyabetik ve light ürünler

Diyabetik veya light ürünler konusunda dikkatli olunmalıdır. Bazı besinlerin ambalajı üzerinde “şekersiz”, “şekeri azaltılmış”, “şeker katkısız” veya “şeker ilave edilmemiştir” ibareleri bulunmaktadır. Bu ibarelerin bulunması o besinin sağlıklı besin olduğu veya serbestçe tüketilebilir olduğu anlamına gelmez.

Diyabetik ürünlerde kullanılan tatlandırıcılar, şeker tadı veren ancak şekerin verdiği enerjiyi içermeyen maddelerdir. Bu yiyecekler Tip 2 diyabetli obez hastalarda kullanılabilmelerine karşın, besin değerlerinin düşük olması ve metabolik kontrole katkılarının olmaması nedeniyle çocukluk yaş grubundaki diyabetlilerde tercih edilmemelidir.

Diyet ürünleri yeterli ve dengeli beslenmeye katkıda bulunabilecek ürünler değildir. Daha ötesi diyet olmayan benzerlerine kıyasla daha fazla yağ ve enerji içerebilmektedir. Tüketilecek miktar bireylere göre farklılık gösterir. Bu nedenle diyetisyen danışmanlığı önemlidir.

Diyabetli çocuklar hangi besin gruplarını tüketmeli?

Besinler, içerdikleri besin öğelerinin tür ve miktarı yönünden farklıdır. Bazıları proteinden, bazıları karbonhidratlardan, bazıları vitaminler ve minerallerden zengin iken, diğer bazıları fakir olabilmektedir. İşte bu nedenle besinler, içerikleri ve vücuttaki görevlerine göre 6 grupta toplanır.

Süt ve süt ürünleri: Süt, yoğurt, kefir, ayran bu gruba girer. Bu gruptaki besinler kalsiyumun en iyi kaynağıdır. Her yaş grubu için, özellikle de büyümekte olan çocuklar için önemlidir.

Et, Yumurta: Kırmızı et, tavuk, balık, hindi, yumurta ve peynir bu gruba girer. Bu besinler protein ve demirden zengindir. Kırmızı et yerine balık, tavuk ya da hindi yenilebilir.

Ekmek, Tahıllar: Tüm ekmek çeşitleri, pilav, bulgur, makarna, şehriye, un ve bunlardan yapılmış yiyecekler, çorbalar, kuru fasulye, nohut gibi kuru baklagiller, patates gibi nişastalı sebzeler bu grubun en temel besinleridir. Bu gruptaki yiyecekler temel enerji kaynağımızı oluşturur.

Sebzeler: Domates, salatalık, lahana, ıspanak, taze fasulye, kabak, patlıcan gibi tüm sebzeler bu gruba girer. Bileşimlerinin önemli kısmı sudur. Bu nedenle günlük enerji, yağ ve protein gereksinmesine çok az katkıda bulunurlar. Bunun yanında mineraller ve vitaminler bakımından zengindirler. Ayrıca posa içeriklerinden dolayı, tokluk hissi verir barsak hareketlerini artırırlar. Bu gruptaki besinlerden ana öğünlerde mutlaka tüketilmelidir.

Meyveler: Elma, armut, kivi, muz, portakal, çilek gibi tüm meyveler bu gruba girer. Meyveler, sebzeler gibi C vitamini başta olmak üzere birçok vitamin, mineral ve posadan zengin besinlerdir. Ayrıca karbonhidrat (früktoz şekeri) içerikleri nedeniyle günlük enerjiye katkıda bulunurlar.

Yağ-şeker, reçel, bal, pekmez grubu yiyecekler: Sıvı ve katı yağlar, zeytin, şeker ve şekerli yiyecekler, içecekler, tatlılar, çikolata, bal, reçel, pekmez bu grup altında toplanmıştır.

Tabak modeli

Diyabetin yönetiminde ve ağırlığın korunmasında basit ve etkili bir yöntem olan tabak modelini kullanabilirsiniz.

Tabak modeli için; yemek tabağınızın ortasına bir çizgi çekiniz. Daha sonra bir bölümü tekrar ikiye bölünüz, bu şekilde tabağınız üç bölüm olacak. Büyük bölümünü nişasta olmayan;  ıspanak, lahana, taze fasulye, brokoli, karnabahar vb. besinlerle doldurunuz. Daha küçük bölümlerden birine nişastalı besinlerden; tam tahıllı ekmek, erişte, bulgur, pirinç, makarna, nohut, patates vb. besinler ekleyiniz. Diğer küçük bölüme ise; tavuk, hindi, balık, peynir veya yumurta gibi et ürünleri koyunuz. Son olarak yanına bir bak süt veya yoğurt, bir porsiyon taze veya kurutulmuş meyve ekleyerek yemek listenizi oluşturabilirsiniz.

Diyabetli olsun ya da olmasın yağ-şeker, reçel, bal, pekmez grubu besinlerin fazla miktarda tüketilmesi, ağırlık artışına ve dolayısıyla kullanılan insülinin etkisinin azalmasına neden olabilir. O nedenle bu gruptaki besinlerin tüketim sıklığı ve miktarı sınırlandırılmalıdır.

Karbonhidrat içeren besinlerin kan şekerine etkisi

Karbonhidrat içeren besinlerin kan şekerini etkileme hızları (glisemik indeks) birbirinden farklıdır. Şeker ve şeker içeren besinlerin glisemik indeksi yüksektir ve bu tür besinler kana hızlı karışır, kan şekerini hızlı yükseltir. Kana daha yavaş karışan tam tahıl ekmeği, sebze, meyve, esmer pirinçten yapılmış pilav, makarna, kuru baklagiller gibi besinlerden porsiyon kontrolü yaparak tüketmek, kan şekeri kontrolünü kolaylaştırır.

Aynı miktarda karbonhidrat içerse bile farklı besinler farklı kan şekeri cevabı oluştururlar. Kuru baklagiller, meyve ve süt ürünlerinin glisemik indeksi karbonhidrat içeren diğer besinlerden daha düşüktür. Günlük beslenmede, yüksek glisemik indeksli besinler yerine düşük glisemik indeksli besinlerin tercih edilmesi, daha düşük kan şekeri yanıtı oluşturur. Bu nedenle diyabetli çocukların, beyaz ekmek, patates, muz, pilav gibi yüksek glisemik indeksli besinleri tüketirken, aşırıya kaçmadan uygun miktarda tüketmeleri önerilir.

EN ÇOK OKUNANLAR