Bebeğinizin Sağlık Problemleri Anne Karnında Tedavi Edilebiliyor

Prof. Dr. Cihat Şen, gebelikte anne ya da bebekte karşılaşılabilen sağlık problemleri ve tedavi metotları hakkında bilgi verdi.

HAMİLELİK

“Sağlık yaşam anne karnında başlar.” Bu nedenle gebelikte annenin ve bebeğin takibi büyük önem taşıyor. Bazı problemler var ki bunlar anne karnında teşhis edilip, tedavisi hemen uygulanabiliyor. Rutin gebelik muayenelerinde annenin değerleri ve fetüsün anatomisi, organlarının gelişimi ve bebeğin büyümesi değerlendiriliyor.

Rutin muayeneler ihmal edilmemeli

Gebelikte anne karnındaki bebekte beyin, göz, yüz, omurga, kollar, eller, ayaklar, bacaklar, kalp, akciğer, mide, karaciğer, bağırsak ve mesane ile alakalı her türlü sorun olabilir. Bunların bir kısmının anne karnında erken teşhis edilip tedavisinin planlanması mümkün olurken bazı hastalıkların tedavisi yapılamayabilir. Bazı hastalıklar vardır ki onların tedavisinin de ya bebek doğar doğmaz ya da bebek doğduktan bir süre sonra uygulanması gerekir. Eğer gebelikte bebeğin ve organların gelişimi normal değilse kromozom anomalisinden şüphe edilir. Bunun bir tedavisi yoktur. Şüphe edilmesi durumunda kromozom testleri yapılır ve mümkün olan en erken dönem ve sürede bu testlerin yapılması önerilir. Bir anomali olması durumunda bu ne kadar erken haftalarda saptanabilirse annenin psikolojik süreci daha az yara alarak atlatması kolay olacaktır.

Anne karnındaki bebekte karşılaşılabilen sağlık problemleri

  1. Enfeksiyon: Gebelikte anne adayları enfeksiyona yakalanabilir ve bu bebeğe geçip sorun yaratabilir. Enfeksiyon erken dönemde saptanır ve anne hemen tedavi edilirse bebeğe olan zararı önlenir veya minimum olur. Bu enfeksiyonun bebeğe geçmesi durumunda ise bebeğin organlarına zarar vermiş olabilir ve buradaki harabiyetin hangi seviyede olduğu enfeksiyon testi ile belirlenmelidir.
  2. Tiroid: Annenin tiroid ya da guatr problemi varsa kullandığı ilaçlar bebeğin tiroid fonksiyonlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Anne adayına verilecek ilacın dozu değiştirilerek ya da bebeğin kendi tiroidi çalışmıyorsa içinde bulunduğu amniyon sıvısına tiroid ilacı verilerek bebeğin anne karnındaki gelişimini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi sağlanır.
  3. Kalp: Anne karnındaki bebeğin kalp sağlığıyla ilgili olarak ana şah damarında sorunlar olabilir, kapaklarda daralma görülebilir. Bu daralma kalbi ciddi etkileyecek boyuta gelirse anne karnındayken balonla bu kapakları açıp genişletmek mümkündür. Bazı kalp problemlerine de anne karnında müdahale edilemez. Bunun için bebek doğar doğmaz planlama yapılır. Bebekte çarpıntı ya da kalp atım hızında problem varsa anne karnındayken bu çarpıntı problemi anneye verilecek ilaçla kontrol edilebilir.
  4. Akciğer: Akciğerlerde bazen kist ya da kist benzeri yapılanma gelişir. Böyle olunca akciğer şişer ve akciğerin kist gelişen lobu diğer loba veya kalbe baskı yapmaya başlar. Böyle durumlarda eğer kistler büyükse içine bir borucuk konularak kistin boşaltılması sağlanır. Eğer akciğerin loblarından birinde sorun varsa bu büyüyerek diğer loba ya da kalbe baskı yapabilir. Böyle bir durumda da akciğeri besleyen damarın bulunup lazerle o damarın kapatılması gerekir. Bu sayede civar organlara baskı yapması önlenir.
  5. Karaciğer: Karaciğerde enfeksiyon görülebilir. Annedeki enfeksiyon tedavi edildiğinde karaciğeri de korumuş olur. Karaciğerde damar kistleri ve damar yumakları olabilir. Bu durum kalp yetmezliğine kadar ilerleyebileceği için teşhisinin erken konulup gerekirse erken doğum planlanması ve doğar doğmaz bebeğin ameliyat edilmesi gerekir.
  6. Bağırsak tıkanıklıkları: Anne karnındaki bebekte bağırsak tıkanıklıkları olması durumunda bebeğin sıvısı çok birikir, karnı şişer ve erken doğuma sebep olabilir. Bunun için amnios adı verilen bebeğin sıvısının zaman zaman boşaltılması gerekir. Ayrıca bağırsağın tıkanık olduğu bölümleri öncesinde bilinirse bebek doğduktan sonra uygun ameliyat için hazırlığı yapılabilir.
  7. Böbrek kistleri: Böbrek tamamen kist içerebilir. Eğer böbreklerden biri çalışıyor ve diğer böbrekteki kist büyüyerek diğer organlara baskı yapıyorsa bazen 40 haftayı beklemeden erken doğum planlanabilir. Doğum sonrası sorunlu böbrek bebekten alınır ve bebek tek böbrekle sağlıkla yaşamına devam edebilir.
  8. Mesane: Böbreklerde idrar ortada birikip sonra kanalla mesaneye ulaşıp böbrekte idrar birikmesi ve şişme yapabilir. Bu durum anne karnında engellenebilir. Bazen mesanenin çıkışı üretra denilen idrar kanalında yarı tıkanıklık olur. Zaman zaman idrar dışarı çıkar ama çoğu zaman çıkamaz. Mesanede birikir, şişer, geriye vurur böbreği şişirir ve böbreğin gelişimini engeller. Bu durumda bebek böbrek yetmezliğiyle doğabilir. Böyle durumda mesaneye bir borucuk yerleştirilir ve dışarı akamayan idrar o borucuktan dışarı akıtılır. Bebek doğduktan sonra da kısa bir ameliyatla idrar tıkanıklığı tamamen giderilir.
  9. Kese sorunları: Bebeğin etrafında bir sıvı vardır. Bu sıvı balon gibi bir kesenin içindedir. İçteki kese yırtılıp bebeğin koluna bacağına dolanabilir. Böyle durumlarda kamerayla izleyip dolaşım bozukluğu olan yer ayrılır.
  10. Çoğul gebeliklerde ortak plasenta: İkiz gebeliklerde eğer tek ortak plasenta varsa bunların çoğunda ortak damar olabilir. Bu ortak damarların yaklaşık üçte birinde kan alışverişi olabilir ve bebeği etkiler. Bu durumda anne karnına bir kamera yardımıyla girilerek lazerle ortak damarlar kapatılır.
  11. Spina Bifida: Anne karnındaki bebekte omurgada bel açıklığı olabilir. Bunların bir bölümü anne karnında ameliyat edilebilir. Anne karnında omurilik açıklığının ameliyatla kapatılmasıyla bebek doğduktan sonra normal fonksiyonlarını yerine getirebilir. Bu ameliyatın başarı orana yüzde 80’dir.
  12. Down sendromu: Gebeliğin 12. haftasında bebeğin plasentasından minik hücre örneği alınarak kromozom sonucunun ne olduğu söylenebilir. Burada binde bir oranında düşük riski vardır. Bu riski göze alamıyorsak anneden kan alıp ultrason muayenesi yapıp, Down sendrom riski hesaplanabilir. Eğer Down sendrom riski binde birden büyükse hasta ona göre tercihini yapar. Eğer gebelik 16. haftayı geçerse o zaman da amniyon sıvısından örnek alınır.

Anne karnındaki bebeğe lazer uygulamaları

Lazer bir damarı tıkamak amacıyla kullanılır. Lazer işlemi öncesi incecik bir kamerayla karın oradan da rahim içine girilip, bebeğin her yeri görülebilir. Çoğul gebeliklerde plasenta üzerinde ortak damar varsa ve hangi damar ya da damarlar ortaksa görülür ve lazerle damar kapatılır. Lazerin bebeğe doğrudan bir zararı olmaz. Bu işlem ameliyathane şartlarında yapılır. Anne adayı tamamen uyutulmaz sadece lokal anestezi uygulanır. Bu sayede hasta ekranda tüm ameliyatı izler, bebeğini görür ve tüm işlemi takip edebilir. Anne adayı işlemi izleyebildiği için de kendini güvende hisseder ve işlem boyunca da hiçbir ağrı hissetmez.

Lazer başka bir şekilde de kullanılabilir. Yine çoğul gebeliklerde bebeğin bir tanesinin problemi olur ve bu nedenle o bebeğin iptal edilmesi gerekirse ultrason eşliğinde lazerle bu işlem yapılabilir.

Lazeri akciğerde gelişen sağlık problemlerinde de kullanmak mümkün. Akciğerin bir lobu diğer havalandırma sistemine bağlı değil, adacık olarak gelişiyor, zaman içinde büyüyor ve bebeğe zarar veriyorsa ultrason altında o bölümü besleyen damar bulunur ve lazerle kapatılabilir.

Anne karnındaki bebeğe katater-şant uygulamaları

Katater ya da şant incecik bir borucuktur. Bir organda sıvı birikimi varsa ve bu sıvının sürekli bir yere boşaltılmasının sağlanması gerekiyorsa şant işlemi uygulanır. Bunun için kataterin bir ucu vücudun içinde ilgili bölümde diğer bir ucu da bebeğin amniyon sıvısına bırakılır. Örneğin akciğerde kocaman bir kist var ve bu kist diğer organları kötü etkiliyorsa o kistin boşaltılması gerekir. Kataterin bir ucu kistin içine konulur, bir ucu da ciltten dışarı çıkar ve bebeğin amniyon boşluğunda durur. Böylece akciğerdeki sıvı biriktikçe dışarı akar ve kist küçülür, diğer organları da etkilemez.

Katater işlemi bebeğin idrarını atamadığı durumlarda da etkilidir. İdrar birikip böbreğe zarar vereceği ve bebek doğuncaya kadar böbrek yetmezliğine yol açıp nakil ihtiyacı doğuracağı için önemlidir. Mesanedeki aşırı birikmeyi önlemek için kataterin bir ucu mesane içine konulur diğer ucu da bebeğin cildinden çıkar ve idrar dışarı boşaltılır. Bebek anne karnındaki süreci bu şekilde tamamlar ve doğum sonrası asıl tedavi yapacak ameliyatı planlanır.

Nadiren de olsa bebeğin akciğerle alakalı lenf damarının gelişiminde bir sorun varsa akciğer zarında su birikimi olabilir. Hidrotoraks adı verilen bu durumda, akciğer zarında sıvı birikir. Sıvı çok birikince hem akciğere baskı yapar ve akciğerin gelişmesini engeller hem de bebek doğunca solunum problemine neden olarak yaşam kaybına yol açar. Ayrıca çok birikirse kalbi de bir tarafa doğru iter ve dolayısıyla kalbe doğru gelen kan miktarına baskı yarattığı için vücudun her yeri sıvı toplar. Bu sıvının borucuk yardımıyla boşaltılması gerekir. Burada da borucuğun bir ucu akciğer zarının içinde bir ucu cildin dışında kalır. Biriktikçe o sıvı dışarı akar. Bebek doğduktan sonra o boru çekilir ve çoğunlukla doğum sonrası ameliyata bile ihtiyaç duyulmaz.

Katater işlemi yine ultrason altında yapılır. Anne adayı uyutulmaz ve lokal anestezi uygulanır. Bebeğe de anestezi yapılacağı için ağrı hissetmez. 

Anne karnındaki bebeğin kalbine balon işlemi

Kalpten çıkan aort adı verilen şah damarının kapağında bir sorun varsa kalbin her yerini bozabilir. Bu aşamaya gelmeden anne karnındayken iğnemsi bir aletle rahimden geçilerek amniyon sıvısına ulaşılır. Kalbin sol boşluğuna girilir ve o iğnenin içinden balon geçirilerek damarın açılamayan kapağı balonla genişletilir. Bu işlem, 3-4 kez tekrarlanır. Kapak genişledikten sonra da kalbin bu damara kan pompalaması sağlanmış olur. Böylece kalp gelişimini devam ettirir. Bebek doğduktan sonra bu damara küçük ameliyatlar gerekebilir.

Annenin enfeksiyonu bebeğe geçerse…

Annede enfeksiyon tespit edilmesi durumunda bebeğe bulaşıp bulaşmadığı amniyosentez ile tespit edilir. Eğer gebelik 22. hafta civarındaysa o zaman amniyosentez yapılmaz, bebeğin göbek kordonundan kan alınır ve bebeğin bağışıklık sistemi ile ilgili testlere bakılır. 22. haftadan sonra bebeğin bağışıklık sistemi geliştiği için enfeksiyona direnç gösterebilir. Ancak enfeksiyon bebeğe geçip;  göz, beyin, karaciğer ve böbreklerde hasara neden olursa aileye gebeliği sonlandırması belirtilir çünkü bu aşamadan sonra bebeğin iyileştirilmesi mümkün değildir. Organlar ağır hasar görmüş demektir. Bu virüslerden biri nezle gibi geçirilir. Buna parvovirüs adı verilir. Bu virüs bebeğin kan yapan hücrelerine zarar verir ve orayı parçalar. Bebek bir anda kan hücreleri yapamaz olur. Bebek kan hücreleri yapamayınca bebeğin her yeri su toplamaya başlar ve ani bir kansızlık ortaya çıkar. Bebeği kaybetmeden bu virüs tespit edilirse, bebekte kansızlık olduğu görülürse anne karnındayken bebeğin göbek kordonundan bebeğe kan verilir. Parvovirüs kısa sürede tedavi edilir.

Kan uyuşmazlığı olması durumunda…

Bazı gebeliklerde kan uyuşmazlığı görülür. Anne negatif baba pozitifse çocuğun pozitif olma olasılığı vardır. Şayet bebek pozitifse bebeğin hücreleri anneye geçer ve annenin bağışıklık sistemini uyarı. Anne de buna karşı antikor adı verilen madde üretir. Annenin ürettiği bu antikor plasentadan geçerek bebeğin kan hücrelerini parçalar ve bebekte kansızlık yapar. Bu kan uyuşmazlığından dolayı olabilir. Böyle durumlarda bebeğin kansız olup olmadığı anlaşılabilir. Böyle bir durum varsa o zaman bebeğin göbek kordonundan kan verilir. Bu verilen kan bebeğin dolaşımında yaklaşık 50-60 gün kalabilir. 2-3 kere daha bebeğe dışardan kan desteği verilmesi gerekebilir. Böylece bizim dışarıdan verdiğimiz kanla bebek hayatta kalır.  Doğduktan sonra kendi kanını yapar.

Bu işlemlerin bir riski var mı?

Amniyosentez ya da kan yüklemesi gibi işlemlerden sonra önlenemeyen binde bir düşük riski olur. Neticede anne karnına müdahale edildiği için düşük riski her ameliyatta vardır. Anne karnındaki bebeğe ameliyat kararı hayati olan durumlarda alınır. Bebek eğer ameliyatı olmazsa çok daha büyük zarar görecektir. Böyle durumlarda düşük riski göz ardı edilmelidir. Çünkü bu işlemlerin önemli bir kısmı hayatidir ve yapılmaması durumunda bebeğin kaybı ya da ciddi bir organ hasarıyla sonuçlanabilir.

EN ÇOK OKUNANLAR