Bebeğiniz Emin Ellerde mi?

Özellikle çalışan anne ve babalar için doğum sonrası en önemli kaygılardan biri, doğal olarak, bebeğe kimin bakacağı konusu…

BEBEK

Özellikle çalışan anne ve babalar için doğum sonrası en önemli kaygılardan biri, doğal olarak, bebeğe kimin bakacağı konusu… Hamileliğin son dönemlerine yaklaştıkça korku daha da büyümeye başlar. Memorial Şişli Hastanesi’nden Uzman Psikolog Dr. Leyla Alkaş, bebek bakıcısı seçerken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Anne, çocuğa yeterli zaman ve kalitede ilgi gösteremediği durumlarda kendine yardımcı olabilecek bir çocuk bakıcısına ihtiyaç duyar. Özellikle anne çalışıyor ise, bakıma muhtaç başka bir hastası varsa, yapması gereken ev işleri veya bakması gereken başka çocukları varsa bu ihtiyaç daha da artmaktadır.

Bebeğe ne kadar süre ile annenin bakması gerektiği göreceli ve kişiseldir

Genel olarak baktığımızda bebeğe ilk altı ay, hatta mümkünse 3-3,5 yaşa kadar biyolojik annenin bakması gerekir. Ancak çalışmakta olan bir kadın için 3 yıl; mesleki kariyerini, iş çevresini, ekonomik statüsünü olumsuz etkiletebilecek bir süredir. Tekrar işe dönmesi veya dönse bile, bıraktığı yerden devam etmesi mümkün olmaz. Hatta bazı durumlarda işe alınırken; çocuk doğurmayacağı, doğurursa bile 3 ay içinde işe başlayacağı sözünü vermek zorunda kalır. Dolayısıyla işveren, aile, anne ve çocuk açısından doğru süre ve ideal yaklaşım tamamen göreceli ve kişiseldir. Bu durumda kariyer sahibi veya ekonomik sıkıntısı olan kadın için en ideali iyi bir anne yedeği bulmaktır.

En önemlisi güven, iyi niyet ve tecrübe

Kendini koruyamayan, yaşadıklarını anlatamayan, özenli ilgiye muhtaç bebek için yeterince iyi bir anne yedeği bulmak kolay değildir. Anne için bakıcı seçerken en önemli kriterler; güven, iyi niyet ve tecrübe olmalıdır. Pratikte ise; bakıcının çalışma saatleri, ücreti, saatinde mesaisine gelmesi, dürüstlüğü, kötü alışkanlıklarının olup olmaması öncelikli konulardır. Türkiye’de çoğunlukla tercih, akrabalardan birinin bulunmasıdır. Bu da beraberinde kız tarafı, oğlan tarafı çatışmalarını, anne-babanın özel hayatının kalmamasını, kuşak çatışmalarını ve direk samimi iletişim kurulamamasını getirir. Bazen çocuk yuva yaşına gelene kadar geçilmesi gereken bir dönem olarak anne-baba ortak streslere göğüs gerer, ilişkilerini bozmaz, çocuğa bakım veren kişi ile ilişkisindeki mesafeyi, saygıyı ve iletişimi ayarlayabilir.

İş hayatından bebek nedeniyle uzaklaşan anneler için hayat daha zor

Çalışan annenin bebekten sonra evde kalmayı tercih ettiği durumlarda bazen hayat herkes için çok daha zor olabilir. Dışarıda olmaya alışmak, sürekli dört duvar arasında bebeğin rutin işlerini yapmak anneyi yalnızlaştırabilir. Bebekler, iş yerindeki gibi randevulu, kurallı, saatli tutarlı bir yapı göstermezler. Saatleri, günleri, ayları birbirine uymaz. Çalışan, kurallı bir hayata, kullanma kılavuzlarına alışmış, sosyal anneler için bu süreç bazen çocukla bir çatışma haline dönebilir. Özellikle de uyku, yemek, tuvalet saatleri ve değişikliklerine uymak zorlaşır. Annenin birçok arkadaşı çalıştığı için anneye destek olamaz. Ev hanımı komşular ile ilişki başlatmak hem çok zor, hem de ev hanımı rolüne girememekle ilgili annenin dirençleri olabilir. Babalar da ev hanımı rolünde gördükleri eşlerinden daha çok beklenti içine girecektir. Kimlik ve yaşam tarzı konusunda annenin sıkılmasını, bunalmasını, yorulmasını anlayamayabilirler. Bazen en iyi çözüm annenin nefes almasını sağlayacak yarım günlük işlerdir. Evde iş yapmak veya iş yerinde bebek büyütmek dünyanın en zor işidir.

Bakıcıya geçme döneminde hassas davranılmalı

Anneden bakıcıya geçişte; yumuşak bir süreci takiben, bebek yavaş yavaş bakıcıya devredilir. Çocuğun algılaması ve yaşı ne kadar bağımlılık dönemindeyse o kadar hassas davranılmalıdır. 9 ay 2 yaş arası bebeklerin anneye en yakın oldukları dönemdir. Üç buçuk yaşından sonra obje sürekliliği dediğimiz çocuğun hafıza ve görmese de hayal edebilme kapasitesi arttığından bakıcıya başlama daha kolay olacaktır. Bakıcının öncelikle; dürüst, çocuk bakmada tecrübeli, sorumluluk sahibi olması ve sevecen olması önemlidir. Beden ve ruh sağlığı, sigara kullanımı, mesai saatlerine uyumu, tutarlı davranması ve işbirliğine yatkın olması gerekir.

Bakıcı ile aralarında olan ilişkiyi anlamaya çalışın

Biricik çocuğunuzu başka birine emanet etmek çok zordur. Şartlarınızı, içinde bulunduğunuz dönemde önceliklerinizi ve gereksinimlerini iyi tespit edin. Mümkün olduğunca eşler arası bilgilenme ve fikir alışverişinde bulunun. Çocuk bakıcıya alışana kadar bir süre yanında veya başka odada bulunarak tutumlarını gözlemleyin. Çocuğunuzun kendi kendine uyuma, kendi kendine yeme, özellikle de kendini ifade etme becerilerini geliştirmeye çalışın. Duygularını ve yorumlarını serbestçe ifade etmesini sağlayın. Çocuğunuzla oyun oynarken onun mutlu mu, üzgün mü olduğunu, bakıcının davranışlarını taklit edişinden aralarındaki ilişkilerini anlamaya çalışın. Mümkünse bakıcının ailesi, iş tecrübeleri ve diğer akrabalarından haberdar olun. Aile büyüklerinden, yakın arkadaşlarınızdan veya komşularınızdan göz kulak olmaları için yardım isteyin. Bazen bakıcılardan beklentimiz çok fazla olabilir. Ancak bizim ne kadarını yapabildiğimiz, çocuğumuzun kişiliği ve tercihlerinin hangi yönde olduğunu göz önünde bulundurmanız gerekir. Çocuğunuza kim bakarsa baksın; yeterli süre ve kaliteli bir ilgi ile onun gelişimindeki en önemli kişi olarak varlığınızı koruduğunuzu unutmayın.

EN ÇOK OKUNANLAR