Hafta Hafta Hamilelik - İlk 3 Ay (Birinci Trimester)

Hafta Hafta Hamilelik - İlk 3 Ay (Birinci Trimester)

BİRİNCİ TRİMESTER (ilk 3 ay) DÖNEMİ

1. HAFTA
Herkesin döllenme günü bilenemeyeceği için hamileliğin başlangıcı, kadının son adet döneminin ilk günü olarak kabul edilir. Anne adayında yumurta hücresi gelişimi yumurtalık içinde ?folikül? adı verilen kesecik içinde devam eder. Bu arada rahim iç zarı da ileride gelecek olan cenine yatak oluşturabilmek için kalınlaşmaya başlar. Anne adayının kanında kadınlık hormonu (östrojen) hızla yükselir ve bebeği besleyecek rahim içi (endometrium) tabakası, hızla kalınlaşmaya başlar.

2. HAFTA
2. haftaya gelindiğinde artık yumurta hücresi (ovum) olgunlaşmıştır ve döllenmeye hazırdır. Kesecik ortalama 19-23 mm çivarında çatlar ve ovum kanallara geçip, rahime doğru yolculuğa başlar. Bazen anne adayları bu dönemde kasıklarda bir gün kadar süren ağrı hissedebilirler ve birkaç damlalık lekelenme tarzında vajinal kanamalar görülebilir. Kanda östojen hormonu çok yükselir. Bu hormon etkisiyle rahim içi tabakası iyice kalınlaşır ve sperm geçirgenliğinin artırılması için rahim ağzındaki sümüksü akıntı artar. Bu da vajinal ıslaklığa sebep olur. Bu haftanın sonunda yumurtlama oluşur.

3. HAFTA
2 haftalık süreç bitip 3. haftaya gelindiğinde, rahim kanalının içinde erkek tohum hücresi (sperm) ile buluşan ovum, döllenmiş ve bölünerek çoğalmaya başlamıştır. Bu hafta sonunda, 32-64 hücre safhasında iken, rahime ulaşıp rahim iç zarı içine yuvalanır ve çoğalmasına burada da devam eder. Döllenmiş yumurtaya "zigot" adı verilir ve 2'nin katları şeklinde hücreler hızla bölünmeye ve yeni canlıyı oluşturmaya başlar. "Embriyo" adı verilen bu hücre kümesi her türlü dokuya yönlendirilebilen kök hücrelerden oluşur ve ?zona pellusida? zarıyla çevrelenir. Bu dönemde henüz anne ile kan teması olmadığı gibi, yerleşme de olmamıştır. Yumurtlamadan sonra, kanda östrojenin yanında yumurtlama hormonu da denilen progesteron hormonu yapılmaya başlar.

4. HAFTA
4. hamilelik haftasında plasentayı (eş) oluşturacak olan hücreler (trofoblastlar) ve cenini oluşturacak olan hücreler (embrioblastlar) ayrılarak çoğalmaya başlarlar. Trofobastlardan hamilelik hormonu salgılanmaya başlamıştır. Bu haftada ultrasonografi (usg) cihazı ile herhangi bir hamilelik oluşumu görülemezse de, yapılan hamilelik testi (B-HcG) pozitif çıkar. 3. haftadan sonraki süreçte artık hormon alışverişi de başladığı için anne adayında şişkinlik, bulantı ve göğüslerde gerginlikler hissedilmeye başlanır.

5. HAFTA
Bu haftanın başında hamilelik kesesi ultrasonografi cihazı ile görülecek boyuta ulaşır. Hamilelik kesesi içinde ilk olarak görülen ?yolk sac? denilen daha sonra kaybolacak olan embriyolojik oluşumdur. Yolk sac?ın ucunda oluşan embriyonik disk, tipik ?taşlı yüzük? görünümü oluşturur. Bu dönemde bebeğin mezoderm tabakasından üreme organları, kalp, akciğer, kas ve iskelet sistemi gibi sistemler gelişir. Ekdoderm tabakasından ise cilt, saç, deri ve sinir sistemi organları gibi organlar gelişir. Kanda ve idrarda artık rahatlıkla B-HcG testiyle saptanabilen hamilelik, ultrasonografi de görülür hale gelir.

6. HAFTA
6. haftaya gelindiğinde oval bir disk olarak oluşmaya başlayan cenin ortalama 5-10 milim boyutundadır. İlk kalp taslağı oluşmuş ve hareketleri başlamıştır. Bu hafta sonunda baş kısım belirginleşmiş ve göz taslakları oluşmuştur. Pirinç tanesi büyüklüğündeki embriyonun kalp atışlarının görülebilmesi çok şaşırtıcıdır, ama embriyonun yaşantısına devam edebilmesi için şarttır. Kalbi atan bir embriyonun varlığı da hamileliğin bundan sonra bir sorunla karşılaşma olasılığının yüzde 5?in altına düştüğünü gösterir. Anne adayında halsizlik, yorgunluk, baş dönmeleri, uyku hali, bulantı ve kusma başlar. Bazen bulantı ve kusmalar anne adayının rahatını çok kaçıracak ve hatta yatağa düşmesine sebep olabilecek kadar ağır olabilir. ?Hiperemezis gravidarum? denen bu tablo, hafif aşermeden hastanede serumla beslenmeyi gerektirecek boyutlara kadar yakınmalarla seyredebilir. Normal şartlarda 3-4 hafta sürer. Basamak basamak tedbirlerle şiddeti azaltılabilir. İlk tedbir az ve sık aralıklarla beslenmektir.

7. HAFTA
7. haftaya gelindiğinde baş ve vücut oranı yaklaşık 1/1?dir. Kol ve bacaklar gelişmeye başlamıştır. Bütün iç organlar taslak halinde oluşur, kaburgalar sertleşir. Cenin yaklaşık 1 gram ağırlığındadır. Kalp artık dakikada 200 kere atar. Embriyonun kalp atımları belirgin, hatta sinir sistemi oluşmaya başladığından, daha şiş ve içi sıvı dolu görülen tarafın baş olduğu ayırt edilebilir hale gelmiştir. Kol ve bacak taslakları belirir, sindirim sistemi organları olgunlaşır. Bu haftadan itibaren progesteron hormon düzeyi kanda hızla artar ve anne adayında tipik bazı değişiklikler oluşur. Progesteron hormonunun esas amacı ters bir armut şeklinde, bir armut büyüklüğünde, yaklaşık 80-100 gram ağırlığında, kulak kıkırdağı sertliğindeki ana rahmini, içine 8-10 kiloluk bir yükü alabilecek cam macunu yumuşaklığında bir torba haline getirmektir. Ancak progesteron hormonu mezoderm kaynaklı diğer anne dokularında da gevşemelere sebep olur. Bu dönemde ellerde sabahları daha belirgin odunlaşma ve sakarlık başlayabilir. Bel ve boyun ağrıları nedeniyle uyku bozuklukları görülebilir.

8. HAFTA
Bu haftada 20-25 mm boyutlarında olan bebeğin vücüdu, kolları ve bacakları oluşur, aynı zamanda da hareketli bir haldedir. Bebeğin dil, damak, göz merceği ve kemikleri taslak olarak oluşur. Cinsel organ oluşumu da bu haftada başlar. Daha önce koryon dokusu olarak ayrılan hücreler plasentayı oluşturur. Bu organ bebeğin anne ile kan alışverişini düzenler. Oksijen ve besin maddeleri bebeğe geçerken, karbondioksit ve atık maddeler anne tarafından atılmak üzere anne tarafına geçer.

9. HAFTA

9. haftada bebeğin baş gelişimi hızlıdır. Alt ve üst çene kemikleri belirginleşir ve ağız açma-kapama hareketleri yapabilir. Göz kapakları mevcuttur. Parmaklar oluşmakla birlikte henüz birbirine yapışık haldedir. Baş-popo uzunluğu 3 cm?ye (ceviz cesametinde) ulaşmıştır. Böbrekler çalışıp idrar yapmaya başlamıştır. Anne adaylarında ise hamileliğe bağlı değişiklikler 9. haftada da hissedilmeye devam eder. Kilo artışı görülebileceği gibi eski giysiler de dar gelmeye başlayabilir.

10. HAFTA
Hamilelikte 10. haftaya gelindiğinde bebeğin boyu 40 mm?ye ulaşmıştır. Kollar bacaklar çok belirgindir. Artık bebeğiniz sürekli hareket halindedir. Zıplama, dönme, hatta takla atma ultrasonografi altında izlerken sık sık görülen hareketlerdir. Anne adayı henüz bu hareketleri hissedemez. Daha cinsel organının gelişimi bütünüyle tamamlanmamıştır. Vücudun dışında oluşmaya başlayan bağırsaklar karın boşluğuna doğru hareketlenir. Kemiklere kalsiyum çökmesi hızlandığından bütün kemikler net olarak izlenebilir. Hamileliğe bağlı bulantı ve kusmalar artık bitmiştir. Hem bu durumun hem de hormonların kilo aldırıcı (anabolik)
etkileriyle anne adayının vücut ağırlığı artar.

11. HAFTA
Bebeğin baş ve gövde oranı gövde lehine artmaya devam eder. İç organların oluşumu tamamlanmak üzeredir. Baş-popo uzunluğu 6-8 santime ulaşmıştır. Ağırlık yaklaşık 8-10 gram?dır. Dış kulak yolu ve kulak zarı bu ay oluşmakla birlikte işitmenin tam olarak oluşması 6. ayda gerçekleşir. Dokunma duyusunun da oluşmaya başlaması bebeğin dış dünya ile iletişimin başladığının göstergesidir. Bu durum hafızanın da oluşmaya başladığının göstergesidir.

12. HAFTA
Hamileliğin 11. ve 12. haftası benzer özellikler gösterir. 12. haftanın sonunda tüm organları oluşmuştur. Boyu  yaklaşık 7-9 santime, ağırlığı ise 12-14 grama ulaşmıştır. Kemiklere kalsiyum çökerek kemikleşme başlamıştır. İlk haftalarda vücuduna göre oldukça iri başa sahip olan bebek, normal oranlarına gelir. Bu haftanın sonlarında ağız açıp-kapama ve parmak emme hareketleri sık sık ultrasonografi yaparken görülen hareketlerdir. Genital organların oluşumu bu dönemde tamamlanmakla birlikte ultrasonografi ile tam bir kesinlikle saptanabilmesi ileriki haftalarda gerçekleşebilecektir. Bütün iç organların oluşumu bitmiş olduğu için en büyük korku olan bebekte sakatlık oluşturabilecek zararlar ihtimal dışına çıkar. Daha sonrasında tüm organlar fonksiyonları açısından, doğum sonrası da sürecek gelişim dönemine devam ederler. Plasentanın oluşumunun tamamlanması ile hamileliğin devamı için gerekli olan hormonların üretimi garanti altına alınır. Bu nedenle özellikle tüp bebek tedavilerinde verilmekte olan hormon takviyesine son verilir. Hamilelikte 12. hafta oldukça önemlidir. ''Down sendromu'' tarama testi 12. hafta içerisinde yapılır. Bu rahatsızlığa sahip olan bebeklerin yüzde 70?i ultrasonografik olarak erken dönemlerde belirti verir. Kanda azalmaması gereken bir maddenin ve artmaması gereken ikinci bir maddenin ölçülmesi ve ultrasonografik bulgularla birleştirilip değerlendirilmesi ile halk arasında ikili test olarak da adlandırılan ?11-14 tarama testi? de bu süreçte yapılır. Bebeğin genetik bozukluklarında ve kalp hastalıklarında özellikle ensesinde ödem olur. Ultrasonografik görüntüde ensesinde kalın bir şeffaflık göze çarpar. Bebeğin ense kalınlığının o hamilelik haftasına göre fazla olması başta Down sendromu ve kalp hastalıkları olmak üzere bazı hastalıklara dikkati yöneltir. Buna rağmen ense kalınlığı fazla olan bebeklerin yüzde 70?inin normal olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir. Ense kalınlığının normal olması Down sendromu riskini 10 kat azaltır. Eğer bebeğin genetik kurgusu kusursuzsa kıkırdakların hızla kireçlenmesi ve kemiğe dönüşümü bu dönemlerde gerçekleşmeye başlar. 11-12. haftalarda burun kemiği de kireçlenmiş ve ultrasonografide görülebiliyor olmalıdır. Genetik bozukluklarda kemik kireçlenmesinin bozulması mekanizmasına bağlı olarak burun kemiği görülmeyebilir. Burun kemiğinin görülmesi yine Down sendromu olasılığını 3 katı azaltır.

ilaçlama, böcek ilaçlama, Kene ilaçlama, Kene ilaçlama, Seo Uzmanı ilkaçlama
DOKTORDAN ÖNERİLER
Bu dönemde oluşan rahatsızlıklarınızın geçici olduğunu unutmayın!
Hamileliğin ilk 3 ayı, vücudunuzun ve metabolizmanızın, yeni yeni gelişmekte olan bebeğinizin ihtiyaçlarına göre büyük bir değişime uğradığı bir alışma dönemidir. Bu dönemde oluşan rahatsızlıkların geçici olduğunu hiç aklınızdan çıkarmayın. Vücudunuzda yoğun bir yapım faaliyeti olduğu için çok çabuk yorulabilirsiniz ve uykunuz gelebilir. Buna karşı direnmeyin, dinlenin. Ayrıca sindirim sisteminiz yüksek hormon miktarlarına alışıncaya kadar mide bulantınız olabilir. Yağlı ve hazmı zor olan yiyeceklerden uzak durun ama midenizi asla boş bırakmayın.

GEBELİK DÖNEMİNDE BESLENMENİN ÖNEMİ ve ETKİLERİ;

  • Fizyolojik gereksinmeleri karşılamak,

  • Besin öğesi depolarını dengede tutmak,

  • Bebeğin normal büyüme ve gelişimini dengede tutmak,

  • Emzirme döneminde yeterli süt salınımını sağlamak.


YETERSİZ VE DENGESİZ BESLENMENİN ÇOCUK SAĞLIĞINA ETKİLERİ;

  • Ölü doğum

  • Erken doğum,

  • Düşük doğum ağırlıklı bebek,

  • Bedensel ve zihinsel özürlü çocuk doğumu(krenitizm, konjenital bozukluk,immune system yetmezliği)


YETERSİZ VE DENGESİZ BESLENEN GEBE KADINDA;

  • Gebe kadın ağırlık kazanamaz, vücudundaki besin öğelerinin depolarının dengesi bozulur.

  • Kansızlık(anemi) görülebilir.

  • Yeterince protein tüketilmediğinde ödemler (bacaklar ve göz kapakları şişer) olabilir.

  • Kemik dokusu harabiyeti görülür.

  • Gebelik zehirlenmesi( preeklempsi, eklempsi, toksemia) görülür.

  • Çabuk yorulur, çalışma gücü azalır. Hastalıklara sık yakalanır ve iyileşme süresi uzar.


BİRİNCİ TRİMESTER ( ilk 3 ay) DÖNEMİNDE BESLENME

 

İlk trimesterde bulantı, kusma, ağızda metalik tat, yiyeceklere ilginin değişmesi, alkol ve kahveden tiksinme, bazı besinlere aşırı istek ve bağırsak hareketleri yavaşlayacağı için kabızlık görülebilir.

 

Bu dönemde; taze yiyecekler, bol su ve lifli besinlerin tüketilmesi önerilir. Tüm sebze ve meyveler lif açısından zengindir. Her gün bol miktarda yiyebilirsiniz. Kepekli besinler de lif içerir, ancak bazı besinler bağırsaklardan emilimi azalttığından aşırı tüketilmemelidir.

 

Özellikle gebeliğin ilk üç ayında olan bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu dönemde katı, kuru ve yağsız gıdaları tercih edin.

 

Yataktan kalkmadan yenilen tuzlu kraker, bisküvi veya ekmeğin bulantıyı önlediği ve sonraki besinlerin alımını kolaylaştırdığı gözlenmiştir.

 

Bebeğinizin, gebeliğin 8. haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için gerekli bir mineral olan kalsiyumun alımına dikkat edilmelidir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi olmaktadır.

 

Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir.

 

Brucella, tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz peynirin ve sütün hijyenik ve pastörize olmasına da özen gösterin.

 

Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk haftalardan itibaren "B9 vitamini"  yani folik asit alınması çok önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır.

 

Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve uzun süre bekletmek gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer fıstığı, fındık, karnabahar ve kepekli ekmekte mevcuttur.

 

Doğal gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak kapatamayacağından dolayı gebeliğin ilk haftalarından itibaren, doktorunuzun önerdiği şekilde, hap olarak dışarıdan alınması uygun olacaktır.

10 Aralık 2009